Türk E-Dergi YES V4.x ‘i uğurlama ve YES V5 karşılama hazırlıkları bütün hızıyla devam ediyor. YES V4.x desteğiyle çıkaracağımız son sayı 42. Sayı 5 Kasım 2008′de yayında olacak. Yeni Sayı için arkadaşlarımız  hazırlıklarını süldürüyorlar.

42. Sayı bu yılın bizim açımızdan son sayısı olacak,  43. Sayımızı sizlere 2009 yılında zengin içerikle sunmak ve yeniliklerimizi yetiştirebilmek adına bu arayı vermek istedik.

43. Sayı’da görüşmek üzere…

Türk E-Dergi şuan kullanılmakta olan YES 4.x sürümünde yaşanan sorunlardan ders almış, aynı hataları tekrar yaşamamak üzere YES 5.0 üzerinde çalışmalara başlamıştır. Daha öncede kısa bir bildirisi yapılmış olan yeni yayına entegrasyon sistemimiz YES 5.0 ‘de sizi heyecanlandırmak ve okumaya teşvik edecek  özel eklentlerimiz olacak. Eklentilerimiz ve uygulamalarımız sayesinde Türk E-Dergi ile birlikte Türk E-Medya’nın üzerinde çalıştığı projelerden rahatlıkla yararlanmanızı sağlıyacak, Facebook, Twitter, iGoogle, MySpace vb. ortamlardan da rahatlıkla Türk E-Dergi’de yer alan yazıları okuyabilecek , yorum yapabileceksiniz. 

YES 5.0 ile gelecek en büyük yenilik herkesin bir dergi yazarı olabilmesi için uygun ortamın sağlanması olacak. Belli zamanlar içinde yollayacağınız bir yazı bir bakmışsınız binlerce kişinin okuduğu bir dergide yayınlanmış. 

Okur yazar, yazar okur olacak. Yayındaki yazının anında muhalif ya da destekleyen bir yazı yazabilecek birlikte anında yayınlanması sağlanacak. 

Yazılar özel derecelendirme (reyting) sistemiyle kategorize edilecek. Tarafsızlığı, içeriği,  anlaşırlığına göre dereceye girecek.

Okur yazılarını beğendiği yazarla arkadaş olabilip birlikte fikir paylaşımı yapabilecek, yeni sayıda ortak yazılar yazabilecekler.

Okurlar kendi gruplarını oluşturup ilgili yazı ve içeriği konusunda tartışmalar başlatabilecek.

Şuan tasarlanan yapıları sizle paylaştık. 2009′un ilk sayısında YES 5.0 ile buluşmak dileğiyle…

Türk E-Dergi Yazar Blog’da uzun süreden beri yaşanan durgunluk sanırsam “tek kelime” ile bitecek.

Nedir “Tek Kelime” ?

“Tek Kelime” Türk E-Dergi Bana Özel bölümde yer alan kişilerin hayat hikayelerini yazmamaları için mümkün olduğu kadarıyla az ve öz konuşmaları için isminin bu şekilde olması tercih edilmiş bir “shoutcast” uygulamasıdır.

“Tek Kelime” ileride hazırlanması düşünülen online sohbet uygulamasını bir prototipidir ayrıca. Ocak 2009′a yetiştirimesi düşünülen YES 5.0 ‘da yer alacak uygulamalardan biri olduğunu söyleyerek YES 5.0′inde ilk ayak seslerini vermiş olalım.

YES 5.0 “Tek Kelime”‘le Türk E-Dergi’nin amatör altyapısından çıkıp, profesyonelliğe sağlam bir adım atacağını belirtelim.

YES 5.0 ile ayrıntılı bilgiler zamanla sizle paylaşacağız. Şimdilik “Tek Kelime” ile hoşçakalın!…

YES 4.0.1 ile değişikleri yeni sayı beklenmeden görücüye çıktı, 5 Temmuz’a kadar uzun süre olduğu düşünülerek yazarların ve redaktörlerin yazıları rahatlıkla yönetebilmeleri için YKM’in (yazı kontrol merkezi) hazırlanan kısmını da yayınladık. Okuyucular YKM’yi göremesede yazarlık başvurusu yaparak bu güzide sistemi kullanabilme hakkına kavuşabilir.

Türk E-Dergi YES 4.0 geçen Ağustos ayından  itibaren BETA olarak  yayın yapıyor, deneme amaçlı olduğunu ifade eden BETA sürümünü 38. Sayı’dan itibaren 4.0.0.1 olarak kararlı sürüme dönüştürüyoruz. 38. Sayıdan itibaren her geçen gün yeni özellikleriyle sizi çaşırtacak olan Türk E-Dergi YES,  yapacağımız değişiklikler ile  okuyucularımızı sistemde tutmayı ve derginin bir ferdi gibi hareket etmesini amaçlıyoruz.

Türk E-Dergi yeni sayısında yeni kapağı ile karşınıza çıktı, yeni kapağı hazırlamamdaki en büyük etmen derginin ileri sayılarınında tanışacağınız Sinan’ın büyük etmeni var. Geçen toplan

tıda kafamı şişirmişti değiştirelim ilgi çeksin diye, bakalım çekcek mi, hoş bunu da  beğenmeyebilir. :D

Yeni kapağımızda bir aşağı bir yukarı gidebiliyor daha sonra ilginizi çekerse yazarı da beğenirseniz yazıyı okuyabilirsiniz. Eee yazarı da beğenirseniz artık o sizin yazarla olan ilişkiniz. :D

Yeni sayıyla birlikte çözülmesi gereken YES üzerinde bazı sorunlar tespit ettim, bunun en büyük etmeni yeni kapağın .js ve .css leri. Valla ortalığı karıştırdılar. Yarın ki TOEFL bitsin hepsini düzelteceğiz.

Görüşmek dileğiyle…

Türk E-Dergi 15 Haziran’dan itibaren  Türk  E-Medya  sorumluluğunda ve teknik desteğiyle yayın hayatına devam  edecek.  Aynı zamanda 15 Haziran’dan itibaren Türk E-Dergi 19 Mayıs günü kararı alınan yönetim değişikliği uyarınca,  yeni yönetmen ve sorumluları resmi olarak görevlerine başlayacaktır.

Türk E-Dergi Yeni Yönetimi:

Genel Yayın Yönetmeni: Alparslan Zengin (  GYY )
Marka ve Yayılma Yönetmeni :  Sarphan Uzunoğlu ( MYY )
Kalite ve İmaj Yönetmeni :  Utku Gürakar ( KİY )
Okur İlişkileri Yönetmeni : Celal Güler ( OİY  )

Türk E-Dergi Eski Yönetimi:

Genel Yayın ve Sistem Yönetmeni : Mehmet Egemen Özkan ( GYSY )
Koordinasyon Yönetmeni : Salih Kanberoğlu ( KOY )
Kalite Yönetmeni : Alparslan Zengin ( KAY )

Türk E-Dergi yeni yönetmenlerine başarılar diliyoruz.

UX diye birşey duydunuz mu bilmiyorum ama yeni nesil web aleminin en önemli fenomenidir kendisi. User Experince yani Kullancı Deneyimi olarak da bilinir sadece web aleminde değil kullanıcıyla bütünleşen her uygulamada ya da her icatta bu vardır.

Genel anlamıyla kullanıcı ile ürün arasındaki iletişimi kolaylaştırma yolunu bulmak üzere yapılacak her değişikliği içinde barındırır. Mesela kumandalarda genelde sağüste bulunan kırmızı buton bir UX örneğidir, sola alırsanız, kullanıcının alışkanlıkları ya da deneyeminin dışına çıkmış olursunuz.

Ya da web sitelerindeki reklamın yerleri misal google’ın reklamlarını kendi değişleriyle sponsor bağlantılarını sola aldığını düşünürseniz bu google’ın kullanıcılara yaptığı bir saygısızlık olarak görülebilir ama eğer gün gelir  ya da sadece geçici olarak sola alırsa reklamlara tıklamada google tavan yapar. Neden mi ?

Biraz önce bahsettiğim gibi UX bir alışkanlık işidir, her site size bazı alışkanlık oluşturur. Alışkanlıklar bir süre sonra bir parçanız olur artık ilgili davranışınızı fark etmemiş olursunuz sözün özü google sola aldımı reklamlarını bu reklamlar fark edileceği için google daha fazla kazanmaya başlar. :D

UX hakkında dergide bir ara daha geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum ama şimd burda asıl anlatmak  istediğim; Türk E-Dergi’nin UX haline getirdiği özellikleri değiştirmeden başka yerde edindiği UX’larla birleştirerek yeni bir tasarım yeni bir ortam nasıl geliştiririz diye yazar ve okuyucuların fikirlerini almak.

Sizlerden fikir almadan önce sizlere fikir vermesi için ScrnShots.com ‘u ziyaret etmenizi öneriyorum. Bu sitede değişik web sitelerinden alınmış screen shot lar var, eğer beğendikleniz olursa lütfen paylaşın

Yapmam gereken işleri buraya yazıp, ne sizin kafanızı ne de veritabanını şişirmek istemiyorum, ama kurmuşuz bir blog yazıp işin cılkını çıkarasım tuttu. Aslında Türk E-Dergi yazar blogda bu yüzden açıldı, yazarlar ayda bir dergiye cılkı çıkmış yazılar yazacaklarına, buraya diledikleri kadar saçma sapan yazı yazıp, dergiye ya da okuyuculara düzgün yazılar yazsınlar istedik :D

Bu işin şakası deyip geçiştirmiyeceğim, bu blogun gerçek amacı bu; Yazarlar yazarlar. (özne + yüklem) ya da Yazar blog’da yazar diyebilmek.

Türk E-Dergi Yazar Blog Hakkında -2′de görüşmek dileğiyle

Türk E-Dergi 4 Senelik yayın hayatını bitirip, 5. senesi içinde bir nevi kurumsallaşma ya da profesyonelleşme içerisine girmiştir. Bu aslında bizlerin uzun süreden beri istediği bir gelişmeydi, takdir edeceksenizdir ki, her gelişme öncesi sancılı bir süreç olur, belkide bu gelişmenin ispatıdır.

Türk E-Dergi iki deneme sayısını saymazsak 36 sayı çıkardı. Dergicilik için, özellikle online dergicilik için aslında iyi bir sayıdır 36. Daha devam edeceği düşünüldüğünde harika denilebilir.

Kuruluşundan beri içinde olduğum, kah ağlayarak, kah gülerek günler geçirdiğim Türk E-Dergi 19 Mayıs 2008 Pazartesi günü yapılan toplantıyla birlikte yeni bir döneme girmiştir. Şuanda mevcut olan yönetmenlerin hepsine dergiyi bugünlere getirdiği için teşekkür edilmiş, sadece aralarında en genç olan Alparslan Zengin’in Kalite Yönetmenliğinden kaliteli bir dergi yayınlamak adına Genel Yayıl Yönetmenliğine yükselmesi gönül birliği ile kabul edilmiştir.

Eski yönetmenler ise birikimlerini dışardan paylaşmak ve yeni projeler üretmek için Türk E-Medya‘yı kurup ve hızlı bir şekilde üretmeye koyulmuşlardır, ilk meyvelerini herşey yolunda giderse Kasım ayında gitmezse artık başka bir bahara vereceklerdir.

Eee, Türk E-Dergi’de boş durmayarak yazarları, çevirmenleri, görselcileri, muhabirleri düşüncelerini paylaşsın, olup bitenlerden okuyucuları haberdar etsin diye blog açmıştır. Günlük mü yoksa blog mu yazmak konusunda kararsız kalsamda, artık internet gibi Türkçemize girmesinden dolayı blog demeyi tercih ettim, Türk E-Dergi Blog yorum konusunda herkese yazma konusunda sadece Türk E-Dergi ekibine açıktır.

Belki dedikodu olmaz ama ilginizi çekecek bir çok şeyi Türk E-Dergi Yazar Blog da bulacağınıza inanıyorum. :))

(İlk yazı benden)